Makyavelizmin Kolektif Narsisizm Üzerindeki Etkileri

MAKYAVELİZMİN KOLEKTİF NARSİSİZM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Bu yazı hem tek başına kolektif narsisizmi incelemek hem de makyavelist bireylerin narsistik kişilik özelliklerini grup boyutunda benimseyen kimseler üzerindeki etkilerine kısa bir bakış atmak için yazılmış olup, alıntılar ve alıntılara dayalı yorumlarla genişletilmiştir. Yorumlar kimi zaman hümanist bağlamda yanlılaşmış olsa dahi bu kısımlara araştırma metinleri dahil edilmemiştir. Kaynakça kısmında ise yarar sağlanan her makaleden bahsedilmiştir. İyi günler ve okumalar dilerim.
KARANLIK ÜÇLÜ: BİRAZ TANIM BİRAZ YORUM BİRAZ MAVİ
Karanlık üçlü fantastik romanlardan veyahut film serilerinden fırlamış bir kavram gibi görünse dahi gerçek bunun tam aksi. Bu kişilikleri tanıyoruz, onlarla çalışıyor, okuyor ve market sıralarında aynı sırada bekliyoruz. Kimisi öne geçmeye kimisi seni geri çekmeye çalışıyor olsa bile, kim şimdi bu karanlık üçlü?
Narsisizm, psikopati ve makyavelizmden oluşan "Karanlık Üçlü"den ilk kez bu isimle bahseden sosyal bilimciler Paulhus ve Williams'dır. Bu üçlü birbirine yakın ancak birbirinden ayırt edilebilir kişilik özelliklerine sahiptir. Üçü için de uyumsuzluk ve empati yapma konusunda ilgisiz olma durumu söz konusudur. Bahsi geçen kişilik özellikleri az sonra açıklayacağımız beş faktörlü kişilik modelinden yararlanılarak açıklanabilir. Bu da demek oluyor ki, hem makyavelist hem narsistik bireylerin kişilik özellikleri hakkında, patolojik olmayan boyutta bilgi sahibi olabiliriz.
Tanım yapma odaklı ilerlersek "makyavelizm, manipülatif bir kişiliğe" işaret eder. Diğer iki kişilikten onu ayıran ise planlı oluşudur. Anlık yüceltilme motivasyonu bulunan narsist kişiliklerin aksine makyavelistler olaylara karşı daha hesaplı ve stratejik bir yaklaşım sergileyebilirler. Makyavelistler tıpkı orijinal yapıtta (Machiavelli – Hükümdar) geçen ifadedeki gibi "amaca giden yolda" her şeyin mübah oluşunu esas alırlar. Daha çok stratejik, manipülatif ve amaç odaklı olmak esastır. Dolayısıyla bu kişilerin gittikleri yolda ve amaç dahilinde, kısa vadeli yüceltilmelere ihtiyaç duyan narsistler üzerinde bir etki gücü olabileceği kanısı yanlış olmasa gerek keza üçlü içinden en çok sosyal maskelerden yararlanan kişilik makyavelistlerdir, denilebilir.
TANIMLAMAKLA KALALIM: PATOLOJİK OLMAYAN NARSİSİZM
Narsisizm sadece klinik düzeyde bir bozukluk değildir, iş yerinden, okuldan, markette veya bankada beklediğimiz o sıralardan aşina olabileceğimiz bireylerde de gözlemlenebilecek alt-klinik bir formu vardır. Şu alıntı ile durum netleşebilir:
"Alt-klinik (subklinik) ya da normal narsisizm kavramı, Raskin ve Hall’un (1979) DSM’de tanımlanan kişilik bozukluğunun alt-klinik bir versiyonunu belirleme girişiminden doğmuştur. Klinik sendromdan korunan yönler arasında büyüklük hissi (grandiosity), hak görme (entitlement), baskınlık (dominance) ve üstünlük duygusu (superiority) yer almaktadır." (Paulhus & Williams, 2002)
KOLEKTİF NARSİSİZM VE MAKYAVELİZM_
Kolektif narsisizm, bireysel narsisizmin grup düzeyine yansıtılmasıdır ve bu durum, iç grubun aşırı yüceltilmesi ile dış grubun küçümsenmesine yol açar (Golec de Zavala & Lantos, 2020). Zavala ve Lantos, kolektif narsisizmi “kendi grubunun olağanüstü olduğu ancak grup dışı bireyler tarafından yeterince takdir edilmediğine dair inanç” olarak tanımlamaktadır. Çıkarım yapmak gerekirse, bu inanç bireylerin kendilerini yoğun biçimde dış dünyaya tanıtma çabasını beraberinde getirebilir veyahut dış dünyaya yönelik yanlış anlaşılma hissinin getirdiği bir öfke doğurabilir ki bu öfke önemli bir noktadır.
Makaleye dayanarak, bireylerin odağı yalnızca grubun yüksek benliği değil, dış dünyanın bir çeşit düşman olmasına da yöneliktir. Yazarlar, “kolektif narsisizm, grup üyelerinin kendilerini ve gruplarını üstün görme isteğini aşar ve dış gruplara karşı düşmanca tutumların temelinde yatan psikolojik mekanizmalardan biridir” ifadelerini kullanır.
Buna ek olarak, kolektif narsisizm “grubun sürekli tehdit altında olduğuna dair yanlı algılar” ve “diğer grupların düşmanca ve tehditkâr olduğu inancı” ile karakterize edilir (Golec de Zavala & Lantos, 2020). Bu yönleriyle, kolektif narsisizm, grubun sosyal dünyadaki statüsünü koruma çabası olarak ortaya çıkar ve “grubun itibarının korunması için agresif ve düşmanca davranışlara zemin hazırlar” (Golec de Zavala & Lantos, 2020).
O vakit kolektif narsisizm yapısı bulunan gruplara dahil bireyler dış gruplara karşı kendilerini aşırı korumacı bir tutum içindedirler. Makyavelistler ise manipülatif, stratejik, amaç odaklı, planlı davranış sergileyen kişilik özellikleri sergiler demiştik. Kontrol etme hedefli hareket eden bu insanlar, korku, tehdit, ötekileştirme ve bilişsel uyumsuzlukları kullanarak kolektif narsisizme yatkın bireyler üzerinde hâkimiyet kurabilirler. Bu grupların sahip olduğu dinamiklere ihtiyaç duyan kimseler makyavelistler değildir, narsistlerdir. Ancak grup dinamiğini kullanma potansiyelini makyavelistler taşır. Bu düşüncemi dayandırdığım sözler hemen aşağıda yer alıyor:
“Karanlık üçlü içinde, narsistler en fazla kendini abartma davranışı göstermiştir. Buna karşılık makyavelistler kendini abartma belirtisi göstermemiştir.” (Paulhus & Williams, 2002)
Öyleyse bu grupların oluşmuş oluşu narsistik kimseleri, baştan beri oluşuyor oluşu ise makyavelist bireyleri ilgilendirebilir. Neye hizmet ettiği ile kime hizmet ettiği ayrı meselelerdir kanımca. Ancak çok mu tehlikelidir bu bireyler, dersek: "Makyavelistler ve narsisistler, bir tehditten çok kişisel yaşamda, kişilerarası ilişkilerde ve bazı örgütsel bağlamlarda rahatsız edici kişiler olabilirler." (Robins & Beer, 2001; Paulhus, 1998; Hogan, Raskin & Fazzini, 1990; Robins & Paulhus, 2001)
NEYE GÖRE NARSİST KİME GÖRE MAKYAVELİST: BEŞ KATEGORİDE KİŞİLİK
"Beş Faktör Kişilik Modeli" (Big Five) psikolojide kişilik özelliklerini sınıflandırarak anlamak için kullanılan temel bir modeldir. McHoskey'nin makalesine bakarsak, insan kişiliğini beş temel boyutta ele alabiliriz: Açıklık: Yeni deneyimlere açıklık, merak Sorumluluk: Planlama becerisi, düzenlilik Dışadönüklük: Sosyal performans, enerjik oluş, girişimcilik Uyumluluk: İş birliği yapabilme Duygusal Denge/Nevrotiklik: Stres tepkilerinde denge, duygusal dengeli oluş hali Bu maddelerin konu dahilinde önemi "karanlık üçlünün hepsinde uyumluluk düzeyinin düşük olması" yatıyor. (Paulhus & Williams, 2002)
TOPARLAMAK GEREKİRSE
Kolektif narsisizmin gruba dahil olan bireyleri grup dışına karşı agresif, grup içine karşı aşırı tutucu hale getiriyor olması bu bireyleri suistimale ve çeşitli propagandalara açık hale getirir. Bireyler grup dışında hissettikleri düşük benlik algısını yüksek bir amaca hizmet ederek bastırmaya çalışsalar dahi bu genelde kişinin iyi oluş haline olumlu düzeyde bir etkide bulunmuyor. Öyleyse neden devam ediliyor? Elde başka bir kaynak olmadığı sürece insan neye tutunabilirse ona yönelir. Bu insanlar herhangi birinden, ondan bundan, senden benden farklı değil, amiyane tabirle ellerinde olanı sürüyorlar başlarına, tıpkı hepimiz gibi. Belki kendi içindeki yangını söndürmüyor bu kapalı grup algısı ancak kişiye bir amaç veriyor. Amacı kim veriyor? Başa dönüyoruz.
TANIMLAMAKLA KALMAYALIM: ÜLKEMİZDE KOLEKTİF NARSİSİZMİN DIŞA VURUMU
Ülke olarak kimi kimi zamanlar, kolektif bir biçimde, birbirimize fazla yüklenebiliyoruz. Ne sıranın kimde olduğuna karar verebiliyoruz, ne kimin iyi kimin kötü olduğuna. Korkuyoruz da birbirimizden; kırıyoruz, döküyoruz. Ortak paydalarımıza dahi yeri geliyor kast ediliyor. Temel birlikteliklerimizde bile nedense, mesafeli ve ürkek yaklaşıyoruz birbirimize. Kim yapıyor kim ediyor, bizzat biz yapıyoruz. Bir iken öylesine renkli öylesine güçlü bir kültürü taşıyoruz ki belki de kimi zaman kafamız karışıyor. Belki yetersiz hissediyor medet arıyoruz umacak. Bunlar bazı bazı belkiler ancak kendi içimize düşürdüğümüz kuşkuları yine biz yeniyoruz en nihayetinde. Bu ülkede yaşayan gençler olarak olaylara çoklu pencerelerden bakmak bir nevi görevimiz. Peki tüm bunlara karşı, dışa kapalı gruplardan tutun, amaçları uğruna geri kalan her şeyi göz ardı edenlere değin, bu ülkenin sessiz gençleri neler dinliyor veyahut neleri duymak istiyor, e o vakit neleri söylemek istiyor? Ne dinliyor bu gençler arkadaşlar?
Nice rap, rock, metal, bağımsız grup ve sanatçılardan aklıma gelen birkaç örneği paylaşmak isterim:
Dolu Kadehi Ters Tut adlı grubun "Karanlık" şarkısındaki kargaşada kaybolan her yaştan gencin, "İçinizden hiçbirinize ait hissedemiyorum, davanız davam diyemiyorum, bilemiyorum." sözlerini bu denli içten dinlemesi hassas bir meseledir.
Hayko Cepkin ile "Kıymetini, kısmetini..." bertaraf eden bu gençler, şahsen sevdiğim bir sanatçının -ki bu kişi Can Temiz, şarkısı olan "Gece Çocukları Ne Güzel Bir Musiki Dinletiyor"u dinlerken, "Senin yolundan ben gidemem, ölsem de sana benzeyemem." kısmına hep bir ağızdan katılması, bağlam ne olursa olsun, şarkının; bu kadar genç tarafından, bu kadar yürekten, bağıra da bağıra söyleniyor oluşu bir şeyler ifade ediyor olmalı ya da olmamalı, "Onun da cevabını ben veremem."
Bu durum ne yalnızca bizim ülkemiz için geçerli, ne de biz muafız tüm bu durumlardan. Kızacak gücenecek şeyleri aza çekelim, dinleyelim birbirimizi anlamak için; her şey mübah olmasın bazı amaçlar uğruna, hassas davranalım, ince olalım, sağlıcakla kalalım.
KAYNAKÇA
- Paulhus, D. L., & Williams, K. M. (2002). The Dark Triad of personality: Narcissism, Machiavellianism, and psychopathy. Journal of Research in Personality, 36(6), 556–563.
- Raskin, R., & Hall, C. S. (1979). A narcissistic personality inventory. Psychological Reports, 45(2), 590.
- Golec de Zavala, A., & Lantos, D. (2020). Collective narcissism and its social consequences: The bad and the ugly. Current Directions in Psychological Science, 29(3), 273–278.
- Robins, R. W., & Beer, J. S. (2001). Positive illusions about the self. Journal of Personality and Social Psychology, 80(2), 340–352.
- Paulhus, D. L. (1998). Interpersonal and intrapsychic adaptiveness of trait self-enhancement. Journal of Personality and Social Psychology, 74(5), 1197–1208.
- Hogan, R., Raskin, R., & Fazzini, D. (1990). The dark side of charisma. In Clark, K. E., & Clark, M. B. (Eds.), Measures of leadership (pp. 343–354).
- Robins, R. W., & Paulhus, D. L. (2001). The character of self-enhancers. In Roberts, B. W., & Hogan, R. (Eds.), Personality psychology in the workplace (pp. 193–219).
- McHoskey, J. W. (1998). Machiavellianism and personality dysfunction. Personality and Individual Differences, 24(1), 77–85.
Yayınlanma Tarihi: 8 Temmuz 2025